Gundem

3 yaşındaki çocuğun araç direksiyonunda olduğu video

Perth’te 3 yaşındaki çocuğun araç direksiyonunda olduğu video mahkemeye taşındı

Perth’in kuzeyindeki Alkimos’ta, bir çocuğun araç kullanmasına izin verdiği iddia edilen 30 yaşındaki Jake Douglas Smith, reckless driving suçlamalarıyla mahkemeye çıktı.

Polis, Smith’in 11 Eylül’de Alkimos’taki banliyö yollarında bir Toyota Hilux kullanırken, küçük bir çocuğun kucağında oturduğunu gösteren bir videoyu sosyal medyada paylaştığını iddia ediyor.

Polisin mahkemeye aktardığı iddiaya göre çocuk, Smith’in kucağında ve herhangi bir emniyet kemeri olmadan otururken aracın direksiyonunun kontrolünü elinde bulunduruyordu.

Söz konusu videoda çocuğun ellerinin direksiyonda olduğu ve başının arkasının görüntülendiği görülüyor. Araç, yerleşim bölgesindeki bir yolda ilerlerken daha sonra kaldırıma çıkıyor ve bir evin önündeki çim alanda duruyor.

Araç durduktan sonra bir erkeğin heyecanlı şekilde, “say hello, yeah I did it, a three-year-old driving the car!” dediği duyuluyor.

Videonun açıklamasında ise “3 year old driving a Hilux what a legend” ifadelerinin yer aldığı belirtildi.

Smith ertesi gün gözaltına alındı

Polis, Jake Douglas Smith’in söz konusu videoyu sosyal medyaya yüklediğini iddia ediyor.

Smith, videonun yayınlandığı iddia edilen olayın ertesi günü, Morley’deki bir adreste gözaltına alındı.

Smith, Cuma günü Joondalup Magistrates Court’ta hakim karşısına çıktı ve duruşmanın ertelenmesini talep etti. Mahkemede kendisini bizzat temsil eden Smith’in talebi görüşüldü.

Magistrate Raelene Johnston, savcılığa Smith’in daha önce herhangi bir kaydının bulunup bulunmadığını sordu.

Mahkemeye, Smith’in o sırada conditional suspended imprisonment order kapsamında olduğu bilgisi verildi. Bununla ilgili başka ayrıntı paylaşılmadı.

Kefalet kararı uzatıldı

Mahkeme, Smith’in kefaletini bir sonraki duruşmasına kadar uzattı. Bir sonraki duruşmanın bu ayın ilerleyen günlerinde yapılması bekleniyor.

Duruşmanın ardından mahkeme binası dışında bir gazeteci Smith’e, söz konusu videoyu sosyal medyaya kendisinin yükleyip yüklemediğini sordu.

Smith ise bu soruya, “not too sure” şeklinde yanıt verdi.

Polisin iddiaları ve mahkemede sunulan bilgiler, Smith hakkındaki suçlamaların yargı süreci kapsamında değerlendiriliyor.

Son Dakika Haberleri

Gundem

Saat değişimine nasıl hazırlanmalı?

Avustralya’da saatler bu hafta sonu değişiyor: İşte bilmeniz gerekenler

Avustralya’nın birçok bölgesinde daylight saving time bu hafta sonu başlayacak. Saatler 4 Ekim Pazar günü bir saat ileri alınacak.

Hangi eyaletlerde saat değişecek?

Daylight saving time şu bölgelerde uygulanıyor:

  • ACT

  • New South Wales

  • South Australia

  • Tasmania

  • Victoria

Northern Territory, Queensland ve Western Australia ise uygulamaya dahil değil. Bu bölgelerde saatler değişmeyecek.

Saatler ileri mi, geri mi alınacak?

İleri alınacak.

Pazar günü saat 02.00 olduğunda saatler 03.00’e getirilecek.

Daylight saving time Nisan ayında sona erdiğinde ise saatler yeniden bir saat geri alınacak.

Telefonların saati otomatik değişecek mi?

Çoğu akıllı telefon ve dijital cihaz saati otomatik olarak güncelleyecek.

Ancak analog saatler ile bazı fırın, mikrodalga ve benzeri cihazların saatlerinin manuel olarak değiştirilmesi gerekecek.

New South Wales hükümeti, otomatik güncellenmeyen saatlerin cumartesi gecesi yatmadan önce değiştirilmesini öneriyor.

Saat değişimine nasıl hazırlanmalı?

Sleep Health Foundation, vücudun yeni düzene alışması için değişiklikten önceki üç-dört gece boyunca 15-20 dakika daha erken yatılmasını öneriyor.

Hafta sonu ise biraz daha erken uyanmak da pazartesi gününe hazırlanmayı kolaylaştırabilir.

Uzmanlar ayrıca:

  • Sabahları mümkün olduğunca gün ışığı alınmasını

  • Sabah açık havada egzersiz yapılmasını

  • Yatmadan hemen önce egzersizden kaçınılmasını

  • Aç veya çok tok şekilde yatağa girilmemesini

  • Sabah uyanınca yatak odasının mümkün olduğunca aydınlık tutulmasını

öneriyor.

Vücudun yeni saat düzenine tamamen alışması yaklaşık bir hafta sürebilir.

schedule6h ago
Gundem

Dikkat çeken savaş uyarısı: “Avustralya hazır mı?”

Tony Abbott’tan dikkat çeken savaş uyarısı: “Avustralya hazır mı?”

Avustralya’nın eski Başbakanı Tony Abbott, yayımladığı yeni değerlendirmesinde ülkenin olası bir Taiwan çatışmasına ne kadar hazır olduğunu sorguladı.

“Are We Ready for War?” başlıklı yazısında Abbott, Taiwan Boğazı’nda yaşanabilecek bir savaşın Avustralya açısından yalnızca askeri değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Abbott’ın değerlendirmesi, eski Avustralya Başbakanı Kevin Rudd’ın Taiwan konusunda yaptığı ve önümüzdeki üç yıl içinde bir çatışma yaşanması ihtimaline ilişkin açıklamalarına da atıfta bulunuyor.

“Çin ile ticaret bir anda durabilir”

Abbott’a göre Taiwan çevresinde büyük çaplı bir çatışma çıkması halinde Avustralya’nın Çin ile ticareti ciddi biçimde kesintiye uğrayabilir.

Eski başbakan, Çin’in Avustralya’nın en önemli ticaret ortaklarından biri olması nedeniyle böyle bir senaryonun ihracat gelirleri ve ithalat üzerinde ağır sonuçlar yaratabileceğini belirtiyor.

Abbott ayrıca yakıt tedarikinin de ciddi biçimde etkilenebileceğini ve Avustralya topraklarının füze saldırılarıyla karşı karşıya kalma ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor.

Avustralya’nın mevcut hava savunma kapasitesinin böyle bir tehdit karşısında yeterli olup olmadığı da Abbott’ın yazısında gündeme getirdiği başlıklardan biri.

“ABD’nin yanında savaşa katılmak zorunda kalabiliriz”

Abbott’ın dikkat çektiği bir diğer konu ise Avustralya’nın ABD ile olan savunma ittifakı.

Olası bir Taiwan savaşında Avustralya’nın ABD'nin yanında askeri harekâta katılmasının gündeme gelebileceğini belirten Abbott, böyle bir çatışmanın Avustralya için İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş ölçekte askeri kayıplar yaratabileceğini ileri sürüyor.

Bu değerlendirme, Abbott’ın kişisel siyasi ve stratejik görüşlerini yansıtıyor.

AUKUS ve savunma kapasitesi eleştirisi

Abbott, Avustralya’nın son yıllardaki savunma politikalarını da eleştirdi.

Eski başbakana göre Avustralya liderleri son beş yıldır ülkenin stratejik ortamının 1930’ların sonlarından bu yana en ciddi dönemlerden biri olduğunu vurguluyor.

Ancak Abbott, bu uyarılara rağmen ülkenin askeri kapasitesinin yeterince hızlı güçlendirilmediğini savunuyor.

Özellikle AUKUS kapsamında planlanan nükleer enerjili denizaltı programına dikkat çeken Abbott, bu denizaltıların ortaya çıkmasının uzun yıllar alacağını ve bunun mevcut stratejik risk dönemi açısından soru işaretleri yarattığını öne sürüyor.

Abbott ayrıca Avustralya ekonomisinin Çin merkezli tedarik zincirlerine bağımlılığının azaltılması gerektiğini savunuyor.

“Ekonomik mantık savaşları engellemiyor”

Abbott’ın yazısındaki en dikkat çekici noktalardan biri ise savaş riskinin yalnızca ekonomik çıkarlar üzerinden değerlendirilemeyeceği yönündeki görüşü.

Eski başbakan, dünyada devam eden savaşların ekonomik çıkarların ve rasyonel hesaplamaların tek başına ülkelerin davranışlarını belirlemediğini gösterdiğini savunuyor.

Ukraine ve Persian Gulf bölgelerindeki çatışmaları örnek gösteren Abbott, Taiwan çevresindeki “grey zone” faaliyetlerinin de daha geniş bir stratejik mücadelenin parçası olduğunu ileri sürüyor.

“Şimdi hazırlanmamız gerekiyor”

Abbott, Avustralya’nın olası bir kriz karşısında hazırlıksız yakalanmaması gerektiğini savunuyor.

Eski başbakana göre hazırlık yalnızca askeri kapasiteyle sınırlı kalmamalı; ekonomi ve toplumun psikolojik dayanıklılığı da güçlendirilmeli.

Abbott, savaş ihtimalini önlemenin en etkili yollarından birinin olası saldırganlara karşı koyabilecek kapasiteye sahip olmak olduğunu düşünüyor.

Yazısında temel yaklaşımını, güçlü bir savunma kapasitesinin çatışmayı caydırabileceği görüşüyle özetleyen Abbott, Avustralya’nın öncelikle savaşı önlemeye çalışması, ancak savaş çıkması halinde ise bağımsız ve egemen bir ülke olarak ayakta kalabilecek hazırlığa sahip olması gerektiğini savunuyor.

Abbott’ın değerlendirmesi, Taiwan Boğazı'ndaki olası bir çatışmanın Avustralya üzerindeki ekonomik ve güvenlik sonuçlarına ilişkin tartışmayı yeniden gündeme getiriyor.

schedule7h ago
Gundem

Avustralya’da tahvil piyasasında alarm: 10 yıllık tahvil faizi 15 yılın zirvesinde

Avustralya’da tahvil piyasasında dikkat çeken hareketlilik

Avustralya hükümetinin 10 yıllık tahvilinin getirisi, enflasyon ve faiz oranlarına ilişkin artan endişelerin etkisiyle 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı.

Salı günü öğleden sonraki işlemlerde 10 yıllık Avustralya devlet tahvilinin getirisi yüzde 5,16 seviyesine yükseldi.

Bu oran, Nisan 2011’den bu yana görülen en yüksek seviye oldu. Tahvil getirisi Nisan 2011'de yüzde 5,24'e ulaşmış,ardından 2020’de COVID-19 pandemisi sırasında yüzde 0,55 seviyesine kadar gerilemişti.

Tahviller neden satılıyor?

Devlet tahvilleri, hükümetlerin borçlanmak için yatırımcılara sunduğu bir tür borçlanma aracıdır. Bir yatırımcı tahvil satın aldığında, hükümete belirli bir süre için para verir ve karşılığında faiz ödemeleri alır.

Ancak enflasyon beklentileri yükseldiğinde tahviller yatırımcılar açısından daha az cazip hale gelebiliyor. Yatırımcılar, paralarını uzun süre boyunca bağlamanın karşılığında daha yüksek getiri talep ediyor.

Tahvil fiyatları ile tahvil getirileri ters yönde hareket ediyor.

Bu nedenle tahvil fiyatları düştükçe getirileri yükseliyor.

Avustralya’da son dönemde yaşanan satışların arkasında da piyasanın enflasyonun seyri ve faiz oranları konusundaki endişeleri bulunuyor.

Yükselen getiriler borçlanma maliyetlerini artırıyor

AMP baş ekonomisti Shane Oliver, yükselen tahvil getirilerinin Avustralya ekonomisi açısından önemli sonuçları olabileceğini belirtti.

Oliver'a göre, küresel ölçekte yükselen tahvil getirileri ile Avustralya'daki devam eden enflasyon endişeleri, 10 yıllık tahvil getirisindeki yükselişin temel unsurları arasında yer alıyor.

Avustralya'nın brüt kamu borcu kısa süre önce 1 trilyon Avustralya dolarını aştı.

Tahvil getirilerindeki yükseliş, hükümetin bu borç için ödediği faiz maliyetlerinin de artması anlamına geliyor.

Bu durum, hükümetin kamu hizmetlerine ayırabileceği kaynakların azalmasına neden olabilir. Aynı zamanda şirketlerin borçlanma maliyetlerini ve yeni konut kredisi kullanacak kişilerin karşılaşacağı faiz oranlarını artırabilir.

Konut kredileri de etkilenebilir

Uzun vadeli devlet tahvilleri, bankaların sunduğu uzun vadeli ve sabit faizli mortgage ürünlerinin fiyatlamasında önemli bir rol oynuyor.

Buna karşılık, daha kısa vadeli tahvil getirileri ve Reserve Bank'ın politika faizi, değişken faizli mortgage kredileri açısından daha belirleyici oluyor.

Üç yıllık Avustralya devlet tahvilinin getirisi de salı günü 7 baz puan, yani 0,07 puan yükselerek yüzde 4,73'e çıktı.

Böylece hem uzun hem de kısa vadeli borçlanma maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluştu.

Avustralya yalnız değil

Avustralya'daki hareketlilik, küresel tahvil piyasalarında yaşanan satış dalgasının bir parçası.

Japonya'nın 10 yıllık devlet tahvili getirisi salı günü yüzde 3'e yükseldi. Bu, Eylül 1996'dan bu yana görülen en yüksek seviye oldu.

Birleşik Krallık ve ABD'nin uzun vadeli devlet tahvillerinde de getiriler yükseldi.

ABD'de federal hükümetin borcu 40 trilyon ABD dolarını aşmış durumda.

Geçen hafta ABD'nin 30 yıllık Hazine tahvilinin getirisi yüzde 5,2'ye yükselerek 19 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Getiri daha sonra yüzde 5,28'e ulaşarak 2006'dan bu yana görülmeyen bir seviyeye çıktı.

Uzun vadeli devlet tahvillerinde getirilerin bu kadar yükselmesi, yatırımcıların hükümetlerin borçları ve gelecekteki enflasyon konusunda daha yüksek getiri talep ettiğini gösteriyor.

Avustralya konut piyasasında da gerileme sürüyor

Tahvil piyasasındaki hareketlilik, Avustralya konut piyasasının zayıfladığı bir döneme denk geliyor.

Avustralya'da konut fiyatları üst üste beşinci ayda geriledi.

Konut piyasasındaki düşüşte, Reserve Bank'ın gerçekleştirdiği üç faiz artışının yanı sıra hükümetin vergi değişikliklerinin piyasa güveni üzerindeki etkisi de gündeme geliyor.

Artan borçlanma maliyetleri, hem mevcut borç sahipleri hem de konut satın almak isteyen yeni alıcılar açısından finansman koşullarını daha zor hale getirebilir.

schedule21h ago
Gundem

ÜCRETSİZ ELEKTRİK Sistem nasıl çalışacak?

Victoria’da 3 saat ücretsiz elektrik dönemi başlıyor

1 Ekim’den itibaren Victoria’da uygun haneler her gün 11.00-14.00 saatleri arasında elektrik kullanımı için ücret ödemeyecek. Programdan yararlanmak için smart meter gerekiyor; batarya veya çatı tipi solar sistem şart değil.

Victoria’da hanelerin elektrik faturalarını azaltmasına yönelik Victorian Midday Power Saver programı 1 Ekim 2026’da başlıyor.

Yeni uygulamayla uygun haneler, her gün 11.00 ile 14.00 arasında elektrik kullanımından ücret ödemeyecek.

Sistem nasıl çalışacak?

  • Her gün 11.00-14.00: Elektrik kullanımı ücretsiz olacak.

  • Günde 24 kWh’ye kadar: Ücretsiz kullanım için günlük 24 kWh’lik bir sınır bulunuyor.

  • 14.00’ten sonra: Normal elektrik tarifesi uygulanmaya devam edecek.

  • Gece: Elektrik ücretsiz olmayacak.

  • Smart meter: Programa katılmak için gerekli.

  • Solar panel: Çatı tipi solar sistem sahibi olmak zorunlu değil.

  • Batarya: Programa katılmak için batarya sahibi olmak da zorunlu değil.

  • Katılım: Program isteğe bağlı. Katılmak isteyenlerin 1 Ekim’den itibaren elektrik şirketleriyle iletişime geçmesi gerekiyor.

Hangi elektrik kullanımları ücretsiz olacak?

Ücretsiz üç saatlik dönemde evde elektrik tüketen cihazlar çalıştırılabilecek. Örneğin çamaşır ve bulaşık makineleri, kurutucular, elektrikli su ısıtıcıları ve elektrikli araç şarjı bu saatlere kaydırılabilir.

Ancak 24 kWh’lik günlük sınırın üzerinde kullanım ücretsiz olmayacak.

Elektrik faturası tamamen ortadan kalkmayacak

Program, elektrik faturasının tamamının ücretsiz olacağı anlamına gelmiyor.

Haneler;

  • 11.00-14.00 dışındaki elektrik kullanımları,

  • günlük supply charge,

  • ücretsiz kullanım sınırını aşan tüketim

için ücret ödemeye devam edecek.

Batarya şart değil, ancak tasarrufu artırabilir

Batarya sahibi olmak programa katılım için gerekli değil. Ancak bataryası bulunan haneler, ücretsiz üç saatlik dönemde bataryalarını şarj ederek akşam saatlerinde depolanan elektriği kullanabilir.

Bu nedenle batarya, programın bir şartı değil, ücretsiz elektrik döneminden daha fazla yararlanmak isteyen haneler için bir seçenek.

Ne kadar tasarruf sağlanabilir?

Victorian Government tahminlerine göre kullanımın bir bölümünün ücretsiz saatlere kaydırılmasıyla yıllık tasarruf yaklaşık $149 ile $428 arasında olabilir.

Elektrikli araç sahiplerinde, aracın ücretsiz saatlerde şarj edilmesiyle tasarrufun yıllık $1,102’ye kadar çıkabileceği belirtiliyor.

Gerçek tasarruf miktarı ise hanenin elektrik tüketimine, kullanım alışkanlıklarına ve seçilen elektrik planına göre değişecek.

Katılmak isteyenler ne yapmalı?

Program 1 Ekim 2026’dan itibaren elektrik perakendecileri üzerinden tercih edilebilecek.

Tüketicilerin kendi elektrik şirketleriyle iletişime geçerek programa uygun olup olmadıklarını ve uygulanacak tarife koşullarını öğrenmeleri gerekiyor.

Victoria’da tüketiciler ayrıca farklı elektrik planlarını karşılaştırmak için Victorian Energy Compare hizmetini kullanabilecek.

schedule1d ago
Gundem

Avustralya’da kart ek ücretleri kalkıyor

Avustralya’da kart ek ücretleri kalkıyor

1 Ekim’den itibaren eftpos, Visa ve Mastercard ödemelerinde kart ek ücreti alınamayacak. American Express ve UnionPay de aynı tarihte değişikliğe giderken, PayPal’da yeni uygulama 5 Ekim’de başlayacak.

Avustralya’da tüketicilerin uzun süredir karşılaştığı kartla ödeme ek ücretleri, 1 Ekim 2026’dan itibaren önemli ölçüde değişiyor. Yeni kurallar kapsamında işletmeler, eftpos, Visa ve Mastercard üzerinden yapılan kredi, banka kartı ve ön ödemeli kart ödemelerine yalnızca kartla ödeme yapıldığı gerekçesiyle ayrıca bir ücret ekleyemeyecek.

Reserve Bank of Australia’nın (RBA) kart ödemeleri ve ek ücretlendirmelere ilişkin incelemesinin ardından alınan karar, kartla ödeme yapan tüketicilerin kasada veya çevrim içi ödeme sırasında ayrıca bir kart kullanım ücretiyle karşılaşmamasını hedefliyor. 

RBA, yeni uygulamayla birlikte ürün veya hizmet için tüketicinin gördüğü fiyat ile ödeme sırasında ödeyeceği tutarın daha şeffaf hale gelmesini amaçlıyor.

Hangi kartlar kapsama giriyor?

1 Ekim’den itibaren yeni uygulama şu ödeme ağlarını kapsıyor:

  • eftpos: banka ve ön ödemeli kartlar

  • Mastercard: kredi, banka ve ön ödemeli kartlar

  • Visa: kredi, banka ve ön ödemeli kartlar

American Express ve UnionPay de 1 Ekim’den itibaren kart ek ücretlerini kaldıracak. PayPal’ın benzer uygulaması ise 5 Ekim 2026’da yürürlüğe girecek. 

Kurallar genel olarak Avustralya’da verilen kartların yanı sıra uluslararası olarak düzenlenmiş kartlar için de geçerli olacak. Ancak belirli kart ağlarının kendi kuralları ve bazı istisnalar bulunabilecek.

Online alışverişlerde de geçerli olacak

Değişiklik yalnızca mağazalarda yapılan ödemelerle sınırlı olmayacak.

İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde, uygulamalarda ve diğer dijital ödeme sistemlerinde de aynı kurallar geçerli olacak. Bir işletme, işlemin internet üzerinden gerçekleşmesini gerekçe göstererek Visa, Mastercard veya eftpos kartlarına ayrıca kart ödeme ücreti ekleyemeyecek.

Her türlü ek ücret kaldırılmıyor

Yeni düzenleme, kartla ödeme nedeniyle alınan ek ücretleri kapsıyor. Bunun dışındaki bazı ücretler uygulanmaya devam edebilecek.

RBA’ya göre;

  • rezervasyon ücretleri,

  • hizmet ücretleri,

  • teslimat ücretleri,

  • hafta sonu ve resmî tatil günlerindeki hospitality ek ücretleri

yeni kart ek ücreti düzenlemesinin kapsamında bulunmuyor. 

Dolayısıyla bir işletmenin hafta sonu veya resmî tatilde uyguladığı hospitality surcharge, yalnızca kartla ödeme yapıldığı için alınan bir ücret olmadığı sürece devam edebilecek.

Fiyatlar düşmek zorunda değil

Kart ek ücretlerinin kaldırılması, ürün ve hizmet fiyatlarının otomatik olarak düşeceği anlamına gelmiyor.

İşletmelerin kartlı ödemeleri kabul etmek için katlandığı işlem maliyetleri devam edecek. Ancak bu maliyetler, kartla ödeme yapan müşteriye kasada ayrıca bir surcharge olarak yansıtılamayacak.

RBA’ya göre işletmeler bu maliyetleri genel fiyatlandırmalarına dahil edebilecek. Bu nedenle bazı işletmelerin ürün veya hizmet fiyatlarını yeniden düzenlemesi mümkün olacak. 

İşletmeler kart kabul etmeyebilir mi?

İşletmelerin hangi ödeme yöntemlerini kabul edeceklerine ilişkin seçimleri devam ediyor.

Bu nedenle kart ek ücretlerinin kaldırılması, her işletmenin her türlü kartı kabul etmek zorunda olduğu anlamına gelmiyor. İşletmeler, geçerli kurallara tabi olmak kaydıyla belirli kartları kabul etmeyebilir veya kartla ödemelerde minimum harcama tutarı belirleyebilir.

Nakit ödeyene indirim yapılabilecek

İşletmeler, müşterileri alternatif ödeme yöntemlerine yönlendirmek için indirim uygulayabilecek.

Örneğin bir işletme, nakit veya PayID ile ödeme yapan müşteriye indirim sunabilir. Ancak kartla ödeme yapan müşteriden bunun yerine ayrı bir kart kullanım ücreti alınamayacak

Tüketici hâlâ kart ek ücretiyle karşılaşırsa ne yapmalı?

1 Ekim’den sonra bir müşteriden kart ödeme surcharge’ı alındığını düşünmesi halinde öncelikle ücretin ne olduğunu kontrol etmesi gerekiyor.

Ücretin rezervasyon, hizmet, teslimat veya hafta sonu gibi başka bir yasal ücret olması mümkün. Ancak ücret doğrudan kartla ödeme nedeniyle uygulanıyorsa tüketici işletmeden ücretin kaldırılmasını veya iade edilmesini isteyebilir.

Australian Competition and Consumer Commission (ACCC), işletmelerin bir kart ödeme ek ücretini başka bir isim altında uygulayarak yeni kuralları aşamayacağını belirtiyor. Örneğin yalnızca belirli ödeme yöntemlerinde uygulanan bir “service fee” veya “handling fee”, niteliğine göre kart ek ücreti olarak değerlendirilebilir. 

Tüketiciler ayrıca ilgili kart ağına veya işletmenin ödeme hizmeti sağlayıcısına başvurabilecek. Yanıltıcı fiyatlandırmadan şüphelenilmesi halinde ise konu ACCC’ye veya ilgili eyalet ya da bölgenin tüketici koruma kurumuna bildirilebilecek. 

Yeni dönem 1 Ekim’de başlıyor

RBA’nın kararı yalnızca kart ek ücretlerinin kaldırılmasını değil, işletmelerin kart ödemeleri için ödediği bazı maliyetlerin azaltılmasını ve kart ödeme ücretlerinde daha fazla şeffaflık sağlanmasını da içeriyor.

Kart ek ücretlerinin kaldırılması ve yerel kart işlemlerine ilişkin bazı interchange fee değişiklikleri 1 Ekim 2026’da yürürlüğe girerken, yabancı kartlara ilişkin bazı değişiklikler ve daha ayrıntılı ücret şeffaflığı uygulamalarının bir bölümü 2027’de devreye girecek. 

schedule1d ago
Gundem

Hane bütçeleri üzerindeki baskı artıyor

RBA faizi yüzde 4,60’a çıkardı: Konut, işletmeler ve hane bütçeleri üzerindeki baskı artıyor

Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) 2026’daki dördüncü faiz artışı, nakit faiz oranını yüzde 4,60’a yükseltti. Australian Unions ve HIA, kararın haneler ve konut sektörü üzerindeki baskıyı artıracağını belirtirken, Australian Chamber of Commerce and Industry hükümetlerden harcama kesintileri ve kapsamlı verimlilik reformları istedi.

Reserve Bank of Australia (RBA), 2026 yılındaki dördüncü faiz artışını gerçekleştirerek politika faizini yüzde 4,35’ten yüzde 4,60’a yükseltti. Böylece nakit faiz oranı 2011’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

Faiz kararının ardından işçi temsilcileri, konut sektörü ve iş dünyası farklı

açılardan endişelerini dile getirdi.

Australian Unions, faiz artışının çalışanların yaşam maliyeti üzerindeki baskıyı artırabileceğini ve işsizlik riskini yükseltebileceğini savunurken, Housing Industry Association (HIA) daha yüksek faizlerin yeni konut üretimini azaltabileceği uyarısında bulundu.

Australian Chamber of Commerce and Industry (ACCI) ise hükümetlerin kamu harcamalarını azaltması ve verimliliği artıracak reformları hızlandırması çağrısı yaptı.

Ortalama konut kredisine aylık 110 dolar ek yük

Australian Council of Trade Unions (ACTU), RBA’nın faiz kararının çalışanlar açısından daha yüksek borçlanma maliyeti anlamına geldiğini belirtti.

ACTU’ya göre, 731 bin dolarlık ortalama bir konut kredisinin aylık geri ödeme maliyetine bugünkü faiz artışı yaklaşık 110 dolar ekleyecek.

Bu yıl gerçekleştirilen önceki üç faiz artışıyla birlikte değerlendirildiğinde, ACTU toplam ek aylık maliyetin ortalama konut kredisi için yaklaşık 460 dolara ulaştığını belirtti.

ACTU, yüksek kira, elektrik ve diğer faturalar, market harcamaları ve benzin fiyatları gibi maliyetlerin de hane bütçeleri üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.

ACTU Secretary Melissa Donnelly, faiz artışının yaşam maliyeti baskısını ve işsizlik riskini artırabileceğini söyledi.

Donnelly, ülkede halen 723 bin kişinin işsiz olduğunu belirterek, faiz politikasının istihdam üzerindeki etkileri konusunda endişelerini dile getirdi.

ACTU ayrıca işsizliğin yaklaşık beş yılın en yüksek seviyesinde, faiz oranlarının ise yaklaşık 15 yılın en yüksek seviyesinde olduğunu savundu.

ACTU’nun açıklamasında, küresel enerji fiyatlarındaki gelişmelerin ve ekonomideki kapasite baskılarının enflasyonda rol oynadığı ileri sürüldü.

Donnelly, özellikle küresel petrol fiyatlarındaki gelişmelerin ve büyük altyapı projelerinin ekonomide oluşturduğu kapasite baskılarının enflasyon üzerinde etkili olduğunu söyledi.

HIA: Daha yüksek faiz daha az konut anlamına gelebilir

Housing Industry Association (HIA) ise faiz artışının konut arzını daha da zorlaştırabileceğini belirtti.

HIA Senior Economist Tom Devitt, faiz artışının Avustralya’nın yeni konut üretimini artırması gereken bir dönemde gerçekleştiğini söyledi.

Devitt’e göre yüksek faiz oranları hem hanelerin konut satın alma kapasitesini hem de inşaat sektörünün yeni konut üretme kapasitesini azaltıyor.

HIA, yeni konut satışlarının Ağustos ayına kadar üst üste dört ay düştüğünü ve çeyrek bazında yaklaşık yüzde 20 gerilediğini açıkladı.

Kuruma göre yükselen faiz oranları ve vergiler, aksi durumda inşa edilebilecek bazı yeni konutların yapılmasını engelleyebilir. Buna karşılık konut ihtiyacı olan hane sayısının aynı şekilde azalması beklenmiyor.

HIA, konut maliyetleri üzerindeki yapısal yüklerin azaltılması gerektiğini savundu.

Kurum; vergiler, altyapı ücretleri, düzenleyici maliyetler ve yeni konut projelerindeki bürokratik gecikmelerin azaltılmasının hem konut arzını hem de erişilebilirliği destekleyebileceğini belirtti.

HIA ayrıca hükümetlerin 1,2 milyon yeni konut hedefini gerçekleştirebilmesi için konut üretiminin yalnızca inşaat sahasındaki verimlilikle ele alınmasının yeterli olmayacağını ifade etti.

Tom Devitt, konut verimliliğinin arazinin, iş gücünün ve sermayenin ne kadar hızlı ve hangi maliyetle tamamlanmış bir konuta dönüştürülebildiği üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

HIA’ya göre hükümetlerin konut üzerindeki vergi ve ücretleri azaltmaması durumunda, yüksek faiz oranları bugün konut arzını azaltırken gelecekte ilk kez ev alacak kişilerin konuta erişimini de zorlaştırabilir.

İş dünyası hükümetlerden reform istedi

Australian Chamber of Commerce and Industry (ACCI) de faiz artışının ardından hükümetlere kapsamlı ekonomik reform çağrısında bulundu.

ACCI Chief Executive Officer Andrew McKellar, Avustralya’daki işletmelerin daha yüksek enerji ve yakıt maliyetleri, artan faturalar, düzenlemeler, vergiler ve şimdi de daha yüksek borçlanma maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

McKellar, özellikle düşük kâr marjlarıyla faaliyet gösteren işletmeler için faiz artışının baskıyı artırdığını ifade etti.

ACCI, hükümetlerden ekonomik büyüme kapasitesini artırmak amacıyla vergi reformu, bütçe reformu, çalışma ilişkileri reformu, beceri reformu ve düzenlemelerin azaltılması yönünde adımlar atmasını istedi.

McKellar, Avustralya ekonomisinin daha hızlı büyüyebilmesi, ihtiyaç duyulan konutların inşa edilebilmesi ve AI ile veri merkezlerinin ekonomik potansiyelinden yararlanılabilmesi için ülkenin ekonomik kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi.

ACCI ayrıca hükümet harcamalarının kontrol altına alınması çağrısında bulundu.

Verimlilikte gerileme

ACCI tarafından paylaşılan verilere göre, Avustralya ekonomisinde üretkenlik Haziran 2026 çeyreğinde yıllık bazda yüzde 0,2 geriledi.

Enflasyon ise hedef seviyenin üzerinde kalmaya devam ediyor.

Yıllık enflasyon Temmuz ayında yüzde 3,5 olarak gerçekleşti. Bu oran Haziran ayındaki yüzde 3,8 seviyesinin altında bulunuyor. Trimmed mean enflasyon ise yüzde 3,6 seviyesinde kaldı.

ACCI, Haziran çeyreğinde hükümet nihai tüketiminin yüzde 0,6 arttığını ve yıllık bazda yüzde 2,0 yükseldiğini belirtti. Aynı dönemde hanehalkı tüketimindeki artış yüzde 0,4 oldu.

Küçük işletmeler üzerindeki baskı artıyor

ACCI’nin Small Business Conditions Survey sonuçları da küçük işletmelerin karşılaştığı baskıların arttığını gösteriyor.

Ankete göre işletmelerdeki stres seviyeleri geçen yıla kıyasla yüzde 5,3 arttı.

Kırmızı bant olarak tanımlanan düzenleyici yüklerin işletmeler üzerindeki olumsuz etkisini bildiren işletmelerin oranı yüzde 11 yükseldi.

Artan maliyetler, küçük işletmeler açısından en önemli sorun olarak öne çıktı ve işletmelerin yüzde 63’ü maliyetleri temel sorun olarak gösterdi. Bu oran geçen yıla göre yüzde 15 daha yüksek.

ACCI, her üç küçük işletmeden birinin son bir yıl içinde işletmesini kapatmayı değerlendirdiğini açıkladı.

İmalat sektörü de baskı altında

ACCI-Westpac Survey of Industrial Trends sonuçlarına göre imalat sektörü artan maliyetler, iş gücü eksiklikleri ve daralan kâr marjlarıyla karşı karşıya.

ACCI, küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen ABD ve Europe’daki üretim kapasitesinin genişlediğini, Avustralya’daki üretim kapasitesinin ise yatay kaldığını belirtti.

ACCI’ye göre bu tablo, Avustralya ekonomisinde verimlilik ve üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik reform tartışmasını yeniden gündeme getiriyor.

Üç farklı kesimden üç farklı uyarı

RBA’nın yüzde 4,60’lık yeni nakit faiz oranı, Avustralya ekonomisindeki farklı sektörlerden farklı tepkiler aldı.

Australian Unions, faiz artışının çalışanların konut kredileri ve günlük yaşam maliyetleri üzerindeki baskıyı artırabileceğini ve işsizlik riskini yükseltebileceğini savunuyor.

HIA, yüksek faizlerin yeni konut satışlarını ve inşaat faaliyetlerini azaltabileceği, bunun da konut arzı üzerindeki baskıyı artırabileceği görüşünde.

ACCI ise daha yüksek faiz ortamına karşı hükümetlerin kamu harcamalarını kontrol altına alması ve verimlilik, vergi, bütçe, çalışma ilişkileri, beceri ve düzenleme alanlarında reform yapması gerektiğini belirtiyor.

RBA’nın son kararıyla birlikte Avustralya’nın nakit faiz oranı yüzde 4,60 seviyesine ulaşırken, yüksek faizlerin hanehalkları, konut sektörü ve işletmeler üzerindeki etkileri ekonomik gündemin önemli başlıkları arasında yer almaya devam ediyor.

schedule2d ago
Gundem

Köpekbalığı alarmı: Yapay zekâ ve drone'lar gökyüzünde!

NSW plajlarında köpekbalığına karşı yeni teknoloji dönemi

NSW Hükümeti, yaz ve okul tatili döneminde köpekbalığı gözetimini artırırken, yapay zekâ destekli tespit sistemleri ve otomatik drone istasyonlarını devreye alıyor.

New South Wales (NSW) Hükümeti, yaz sezonu ve okul tatilleri öncesinde köpekbalığı gözetim çalışmalarını genişletiyor. Hükümet ayrıca, köpekbalıklarının daha hızlı tespit edilmesi amacıyla yeni nesil drone teknolojileri ile yapay zekâ destekli sistemlerin deneme çalışmalarına başlanacağını açıkladı.

Minns Hükümeti'nin 120 milyon dolarlık Shark Management Program kapsamında yürütülen çalışmalar, NSW genelinde 97 plajda toplam 73 drone ile gerçekleştirilecek. Surf Life Saving NSW tarafından işletilen drone'ların çalışma saatleri de okul tatili döneminde artırılacak.

Eylül ayında 06.15-17.00 saatleri arasında yapılan drone gözetimi, ekim ayında 06.15-18.30 saatleri arasında sürdürülecek. Kasım ayında çalışma saatleri 06.00-18.30'a çıkarılırken, aralık, ocak ve şubat aylarında drone'lar 06.00-19.30 arasında görev yapacak.

İki ayda 1.225 köpekbalığı tespit edildi

Surf Life Saving NSW tarafından yürütülen drone operasyonlarında 1 Temmuz ile 31 Ağustos 2026 tarihleri arasında yaklaşık 49 bin uçuş gerçekleştirildi. Drone'lar toplam 16.150 saat havada kalırken yaklaşık 343 bin kilometrelik mesafe kat etti.

Bu süre içerisinde 1.225 köpekbalığı tespit edildi. Tespitlerin ardından yüzücüler ve sörfçüleri uyarmak amacıyla siren ve hoparlör kullanılması, köpekbalığı alarm sistemlerinin çalıştırılması, insanların sudan çıkarılması ve gerektiğinde şişme botlar ile jet-ski'lerin gönderilmesi gibi 360 güvenlik müdahalesi gerçekleştirildi.

Drone'lar artık kendi kendine kalkıp şarj olabilecek

Hükümetin yeni teknoloji yatırımlarının önemli bölümlerinden biri Drone-in-a-Box (DIAB) sistemi olacak.

Bu sistem sayesinde drone'ların özel bir mobil istasyondan otomatik olarak kalkması, görevini tamamladıktan sonra geri dönmesi ve yeniden şarj edilmesi hedefleniyor. Ayrıca drone'ların sahada sürekli bir pilot bulunmasına gerek kalmadan uzaktan yönetilebilmesi planlanıyor.

İlk aşamada DIAB sisteminin Crowdy Head, Avalon/Bilgola ve Mona Vale/Bungan bölgelerinde kullanılması planlanıyor. Diğer dört noktanın ise ilgili yerel yönetimlerin onayından sonra belirlenmesi bekleniyor.

Köpekbalıkları yapay zekâ ile tespit edilecek

NSW Hükümeti ayrıca drone görüntülerinin yapay zekâ tarafından analiz edilmesi üzerinde çalışıyor.

Araştırmacılar, yapay zekânın drone görüntülerinden köpekbalıklarını gerçek zamanlı olarak tespit etme ve türlerini belirleme konusunda kullanılabileceğini ortaya koydu. Sistem bu yaz daha geniş kapsamlı bir saha denemesinde test edilecek.

Hedef, özellikle beyaz köpekbalığı, boğa köpekbalığı ve kaplan köpekbalığını daha hızlı tespit ederek yüzücüler ve sörfçüler için gerekli güvenlik önlemlerinin daha kısa sürede alınmasını sağlamak.

305 SMART drumline her gün kullanılacak

Program kapsamında NSW genelinde her gün 305 SMART drumline 19 yerel yönetim bölgesinde konuşlandırılacak. Ayrıca eyalet genelinde köpekbalığı hareketlerini takip etmek amacıyla 39 etiketli köpekbalığı dinleme istasyonubulunacak.

Sydney Harbour bölgesinde Balmoral ve Lady Bay'de iki yeni dinleme istasyonu da sisteme eklenecek.

Shark Meshing Programı ise eylül-mart döneminde 51 plajda uygulanacak.

Surf Life Saving NSW, vatandaşlara gerçek zamanlı köpekbalığı uyarıları ve bölgesel güvenlik bilgileri için SharkSmart uygulamasını kullanmaları çağrısında bulundu.

NSW Tarım, Bölgesel NSW ve Batı NSW Bakanı Tara Moriarty, yeni teknolojilerin eyaletteki hava tabanlı köpekbalığı gözetim sistemini güçlendireceğini belirtti.

Surf Life Saving NSW CEO'su Steve Pearce ise NSW Hükümeti ile yürütülen ortaklığın dünyanın en büyük drone gözetim operasyonlarından birini oluşturduğunu ve drone ekiplerinin daha geniş bir sahayı gerçek zamanlı olarak takip ettiğini söyledi.

schedule4d ago
Gundem

Ozon Deliği Büyüdü: Avustralya’nın Havasını Etkileyebilir

Antarktika’daki Ozon Deliği Büyüdü: Avustralya’nın Havasını Etkileyebilir

Antarktika üzerindeki ozon deliği bu ay 27,04 milyon kilometrekareye ulaşarak 1979’da uydu kayıtlarının başlamasından bu yana görülen 7. en büyük seviyeye çıktı. Bu, aynı zamanda 2015’ten bu yana kaydedilen en büyük ozon deliği oldu.

18 Eylül’deki zirvede ozon deliğinin alanı, aynı tarih için uzun dönem ortalamasından yaklaşık 7,5 milyon kilometrekare daha büyüktü. Alan, Avustralya’nın yaklaşık 3,5 katına denk geliyor.

Ozon deliği nedir?

Ozon deliği, atmosferde fiziksel olarak açılmış bir delik değil. Antarktika üzerinde, stratosferdeki ozon miktarının ciddi şekilde azaldığı bölgeye verilen isim.

Ozon tabakası, Güneş’ten gelen ve canlılar için zararlı olan ultraviyole ışınların önemli bölümünü engelliyor. 20 yüzyılda kullanılan ozon tabakasını incelten kimyasallar, stratosferdeki ozonun azalmasına neden oldu. 1987’de kabul edilen Montreal Protocol ile bu maddelerin kullanımı büyük ölçüde sınırlandırıldı ve ozon tabakası uzun vadede iyileşme sürecine girdi.

Bu yıl neden bu kadar büyüdü?

Bu yılki büyük ozon deliğinin önemli nedenlerinden biri olağan dışı güçlü Antarctic kutupsal girdabı.

Güçlü girdap, çok soğuk havanın Antarktika üzerindeki stratosferde hapsolmasına neden oldu. Bu soğuk koşullar, ozonun parçalanmasında rol oynayan kutupsal stratosferik bulutların oluşmasını kolaylaştırdı.

Eylül ayının ilk yarısında ozon deliği hızla genişledi. Copernicus Atmosphere Monitoring Service verilerine göre 12 Eylül’de yaklaşık 25 milyon kilometrekareye ulaşan alan, dönem ortalamasının yaklaşık 5 milyon kilometrekare üzerindeydi.

Ancak uzmanlar, bu yılki büyük alanın ozon tabakasının iyileşmesinin durduğu anlamına gelmediğini belirtiyor. Ozon deliğinin büyüklüğü yıldan yıla değişebiliyor ve uzun vadeli veriler genel olarak iyileşme eğiliminin devam ettiğini gösteriyor.

Avustralya için ne anlama geliyor?

Avustralya, ozon deliğinin doğrudan altında bulunmuyor ve üzerindeki ozon tabakası koruyucu görevini sürdürüyor.

Bu nedenle ozon deliğinin Avustralya üzerinde büyük bir etki yaratması beklenmiyor. Ancak ozon bakımından fakir bazı hava kütlelerinin zaman zaman kuzeye taşınması mümkün. Olası UV artışlarının özellikle Tasmania ve Avustralya’nın güney bölgelerinde etkili olabileceği belirtiliyor.

Avustralya açısından daha önemli gelişme ise güçlü kutupsal girdabın hava dolaşımına olası etkisi.

Güçlü kutupsal girdap, ilkbaharda Southern Annular Mode’un (SAM) pozitif fazını destekleyebilir. Bu durum, Avustralya’nın bazı bölgelerinde hava koşullarını değiştirebilir.

Tahminlere göre:

  • southwestern ve southeastern Australia’nın bazı bölgelerinde normalden daha kuru koşullar görülebilir.

  • eastern Avustralya'nın bazı bölgelerinde yağış ihtimali artabilir.

Ancak SAM tek başına belirleyici değil. El Niño dahil diğer iklim faktörleri de Avustralya’nın önümüzdeki haftalar ve aylardaki hava koşullarını etkileyecek.

Uzmanlara göre bu nedenle Avustralya açısından asıl takip edilmesi gereken konu, ozon deliğinin büyüklüğünden çok Antarktika üzerindeki olağan dışı güçlü kutupsal girdap ve bunun hava sistemleri üzerindeki olası etkisi.

schedule6d ago
Gundem

AVUSTRALYA’DA HIZ REKORU: BU OTOYOLDA ARTIK 130KM HIZ SERBEST!

Avustralya’da Hız Rekoru: Bu Otoyolda Artık 130 Km/S Serbest!

Avustralya’nın Kuzey Toprakları’nda (Northern Territory) sürücüleri ilgilendiren yeni hız düzenlemesi başladı. Stuart Highway’in belirli bölümlerinde hız limiti 130 km/s’ye çıkarıldı.

Yeni uygulama 15 Eylül 2026’da başlarken, şimdilik 6 aylık deneme olarak hayata geçirildi.

130 km/s hız sınırı, Stuart Highway’in Hayes Creek ve Wycliffe Well yakınlarındaki belirli kesimlerinde geçerli olacak. Bu bölgelerde daha önce hız limiti 100 km/s idi.

Avustralya’nın en hızlı yollarından biri

Düzenlemeyle birlikte Stuart Highway’in bazı bölümleri, Avustralya’daki en yüksek yasal hız limitlerinin uygulandığı yollar arasına girdi.

Ancak yeni hız sınırı Stuart Highway’in tamamında geçerli değil. Sürücülerin yol üzerindeki hız tabelalarını takip etmesi gerekiyor.

6 ay boyunca izlenecek

Yetkililer deneme süresince trafik akışını, araçların hızlarını, kazaları ve ramak kala olaylarını takip edecek. Elde edilen sonuçlara göre uygulamanın devam edip etmeyeceğine karar verilecek.

Yetkililer ayrıca sürücüleri, hız limiti 130 km/s olsa bile hava, yol ve trafik koşullarına göre güvenli hızda seyretmeleri konusunda uyarıyor.

Yeni düzenlemeyle Stuart Highway’in belirli kesimlerinde sürücüler artık yasal olarak 130 km/s’ye kadar çıkabilecek.

schedule6d ago
White House
Sponsored
DUNYA GAZETESİ 18 AĞUSTOS

Haftalik Gazetemiz

Yeni Bir Sayi Yeni Bir Ses

visibilityDetay
Haftalik Gazetemiz

Köşe Yazıları

Haftalık olarak en güncel haberleri ve analizleri sunan köşe yazıları.

Tumunu Gor arrow_forward

Anadolu’nun sesi Avustralya’da: 6 şehirlik turne

Anadolu’nun sesi Avustralya’da: Muharrem Aslan 6 şehirlik turnede

Bağlama sanatçısı, besteci ve yorumcu Muharrem Aslan, 2026 boyunca Australia’nın altı şehrinde 13 farklı sahne ve performansla dinleyiciyle buluşacak.

Australia’da bağlamasıyla solo turneye çıkan ilk sanatçı olan Aslan, turne boyunca Anadolu türkülerinden kendi bestelerine, farklı yöresel bağlama...

Gençler Neden Kendilerine Zarar Veriyor?

Ergenlik dönemi, duyguların daha yoğun yaşandığı ve gencin hem kendisini hem de çevresindeki insanları anlamaya çalıştığı bir dönemdir. Bazı gençler bu yoğun duygularla baş etmekte zorlandığında kendine zarar verme davranışına başvurabilir.

Kendini kesme, yakma, deriyi yolma veya kendine vurma gibi davranışlar...

GAZETENİN DÜNYASI

Osmanlının son dönemlerinde Abdurreşit İbrahim adında bir seyyah yani gezgin Türkistan, Sibirya, Moğolistan, Mançurya ve Japonya’da geziyor. O ülkelerde yaşayan Müslümanlarla görüşüp güzel bir gezi kitabı yazıyor. Bu kıymetli kitabı birisinden ödünç alıp okuma imkânım oldu. Bulabilirseniz bu gayet eski gezi kitabını okumanızı...

Zihninizin Söyleyemediklerini Bedeniniz Anlatıyor Olabilir

Hiç baş ağrısı, mide problemleri, baş dönmesi, göğüste sıkışma, kronik ağrı veya sürekli yorgunluk yaşadığınız halde yapılan tüm tıbbi tetkiklerin normal çıktığı oldu mu?

Bu durum oldukça zorlayıcı ve hayal kırıklığı yaratabilir. Doktor ziyaretleri, kan tahlilleri, görüntüleme testleri veya uzman görüşleri sonrasında...

verified Yazarlar

MustafaYilmaz
NurcanKiral
Pembegul Abla
KayhanOncu
MuharremAslan
Dr.FirdevsTat
DilanBektas
Admin
CERILGOCUK

İş İlanları

GOZLEME AND KEBAB Birkenhead Point Outlet – Drummoyne SYDNEY

MUTFAĞIN ENERJİSİNE SEN DE KATIL!

Sydney – Birkenhead Point Outlet (Drummoyne) bölgesinde Kitchen Hand (Bayan) ekip arkadaşı arıyoruz. Full Time / Part Time seçenekleri mevcut.
Yoğun ve dinamik mutfak ortamında hazırlık, temizlik ve genel mutfak desteği görevlerinde yer alacaksınız. 📍 Birkenhead Point Outlet – Drummoyne
📞 0415 722 279
P&D CLEANING SERVICESSYDNEY

Yarı Zamanlı Temizlik Görevlileri Aranıyor – Sydney Geneli

P&D Commercial Cleaning Services, ekibimize katılacak deneyimli yarı zamanlı temizlik görevlileri arıyor. - Temizlik deneyimi tercih sebebidir - Temel seviyede İngilizce gereklidir Başvurmak için lütfen 09.00 – 17.00 saatleri arasında P&D Commercial Cleaning Services'ı (02) 9126 9491 numaralı telefondan arayın. Telefonunuza cevap veremezsek, lütfen adınızı ve iletişim numaranızı içeren bir sesli mesaj bırakın. Size en kısa sürede geri dönüş yapacağız. Lütfen dikkat: Türkçe konuşulmamakta olup, başvurular İngilizce olarak yapılmalıdır.
Advertising Gif